📺 Kanal: Üstad Kadir Mısıroğlu Resmî Youtube Sayfasıdır !..
Video süresi: 137:41 (Sadece ilk %15'lik özet gösteriliyor)
Sayfa 4 / 5 (Toplam 240 satır gösteriliyor)
Bazı kalpler de bu demir tartan, çimento tartan kantarlar gibi hantaldır.
Ufak tefek tesirlerle mütenebbih olmaz.
Buna size yaşadığım bir vakayı söyleyeyim.
Biz Eskişehir'de 12 Mart muhtırasından sonra hapisken,
bu rejimin hahişkar taraftarları Müslümanlara ve onların İslam'ı galip getirmek için giriştikleri hareketlere karşı,
Kanunların derpiş ettiği cezalarla yetinmek istemezler. O cezalardan daha fazlasını vermek için hissiyatları munzam olmak üzere ellerindeki selahiyeti munzam zulümler için kullanırlar.
Mesela benim mahkumiyet kararımda hakim yazdı ki mazlum yüksek tahsilli ve hasreten hukukçu olduğundan dolayı teşdiden şiddetlendirerek kanunda derpiş edilen cezanın bir asgari haddi vardır bir azami haddi vardır.
Çeşitli sebeplerle hakim asgarisini de verebilir azami isim de verebilir.
Hatta Mazlun'un iyi hali görüldüğünden 59. maddeyi tatbik ederek belli bir miktarda da indirebilir.
Bizde öyle yapmadı.
Azamisini verdi.
Azamiyi vermeye gerekli olarak da yüksek tahsilli olduğumuzu ve hasretten hukukçu olduğumuzu.
Ay sen hem hukukçusun hem suç işliyorsun ha.
Böyle bir ağırlaştırıcı sebep hiçbir kanunda yoktur.
Hiçbir kanun demez ki tahsilli adama daha çok ceza verilir.
Böyle bir şey yoktur.
Hukukcuya daha çok yok.
Bu bir indi Kemalist kafanın hukuka inikasıdır.
İslam düşmanlığının hukuka aksetmesidir.
Ama daha müthişini size söyleyeyim.
Biz hapisteyken bir kurban bayramı başına veya sonuna cumartesi pazar gününün de eklenmesiyle altı gün oldu.
Altı gün tatil.
O günkü Kemalist iktidarın askeri kumandanı olan İrfan Özaydınlı cezaevine talimat verdi ki bu kurban bayramında görüşme yasak.
Sade ziyarete gelenlerin görüşmesi değil.
Bizi günde yarım saat tel örgüyle çevirli bir sahaya havalanmaya çıkarıyorlar.
Yarım saat her koğuş bu da yasak.
Dahası var.
Koğuşlar arasında sadece gökyüzünü gördüğün bir boşluk var.
Sabah dokuzda koğuşun kapısını açıyorlar, gökyüzünü görmek şartıyla orada volta atabiliyorsun.
Akşam beşte de resmi daire kapatır gibisin, içeri koyuyorlar, sayıyorlar, kapıyı kapatıyorlar.
Bu da yasak.
Yani bir koğuşun içindesin ki altı gün müddetle bütün dünyayla irtibatın kesilmiş.
Şimdi orada öyle insanlar vardı ki Konya'dan, İsparta'dan toplayıp getirmişler.
Adamın ailesi gelecek, evinde Risale-i Nur bulunmuş diye köylüleri getirmişler.
Isparta'dan İslam yazısıyla Risale-i Nur yazıyor diye çocukları getirmişler.
Onların anası babası yasaktan haberi olmayacağı için oradan kalkıp gelecek.
Garnizonda görüşme yasak diyecekler.
Ve dönüp gidecekler boynuna asarak.
Normal zamanda bile kanunen görüşme hakkı varken mahkumun yakıllarıyla bayram günü yasak koymak neyin nesi zulmetme fırsatı eline geçmiş.
Bunu tatbik ediyor.
Bunu niye anlattım?
Cezaevinin bir müdürü vardı Üst Seğmen.
Bu Üst Seğmen solcuydu.
Allah'ın lütfu keremiyle ailesi dindar.
Harbiye de solcu yapmışlar onu.
Allah'ın lütfü keremiyle hidayete erdi.
Üst Seğmen.
Allah bizi vesile kıldı.
Namaza başladı.
Anası beş vakit namazında bir kadın.
Bu sayfadaki alıntılar, yapay zeka destekli otomatik deşifre sistemimiz tarafından oluşturulmuştur. Orijinal video ve tüm hakları ilgili YouTube kanalına aittir. Sitemiz yalnızca arama kolaylığı sağlamaktadır. Telif hakkı sahipleri, iletisim@minhec.com üzerinden bildirimde bulunarak içeriğin kaldırılmasını talep edebilir.