📺 Kanal: Lâlegül TV
Video süresi: 51:43 (Sadece ilk %15'lik özet gösteriliyor)
Sayfa 2 / 3 (Toplam 124 satır gösteriliyor)
hatta ellerini koyduğu yer, dizlerinin koyduğu yerde necaset olursa namazına mani midir, değil midir tartışmalı olmakla beraber tercih edilen görüşe göre namazına mani olmayacağı ifade edilmiştir.
Ama burada şunu vurgulamak gerekir. Necasetin orada bulunması elini oraya koyduğu zaman eline necasetin bulaşmaması kaydıyla.
Çünkü eğer o necaset bulaşıcı bir necasetse, sıvı bir necasetse, ki ileride bunu daha detaylı bir şekilde göreceğiz.
Sıvıdan sıvıya necaset sirayet eder ama kurudan kuruya necaset sirayet etmez.
Yani şu masanın üzerinde bir pislik olmuş olsa ve bu kurusa ve kuru bir elle oraya temas edecek olsanız,
evet o mahal necistir ama o necaset sizin elinize sirayet etmeyecektir.
Bu şekilde olması durumunda biraz önceki örneğimizi verebiliriz.
Secde mahallinde değil ama ellerimizi ve dizlerimizi koyduğumuz alanda necaset olsa bu namaza mani olmayacak.
Ama oradaki necaset sıvı ıslak olduğu için kişiye bulaşsa bu durumda kişinin bizatihi bedeninde necaset bulunacağı için bu insanın namazı elbette sahih olmayacaktır.
Bu eğer kılmış olduğu alan geniş bir alan toprak üzerindeyse eğer seccade gibi veya halı gibi bir şeyin üzerinde kılıyor ise bunu da ikiye ayırıyorlar.
Bunun büyük olması ve küçük olması.
Büyük ise biraz önceki tafsilatı burada da yapıyorlar.
Orada da secde mahalli ve ayaklarının koymuş olduğu mahallede necaset yoksa namazı sahittir.
Aksi durumda ise namazı sahih olmayacaktır şekilde ifade var.
Ama küçük ise bu.
Bu durumda ise o elbisenin veyahut da o seccadenin herhangi bir yerinde bulunan necasetin namaza mani olacağı görüşleri yine burada da serdedilmiştir.
Tabi bu elbisenin veyahut da seccadenin büyüklülüğü ve küçüklüğü nereye göredir?
Bu konuda da farklı mütalalar olmakla beraber deniyor ki bir tarafını hareket ettirdiğimiz zaman o kumaşın veya o seccadenin diğer tarafa hareket ediyorsa bu küçük.
Ama bir tarafa hareket ettiği zaman diğer tarafa hareket etmiyorsa bu ise büyük bir seccade konumundadır veya halı konumundadır.
Ama öyle veya böyle bu konuda tercih edilen görüş genel olarak böyle bir tavsilata gitmeksizin asıl olan secde mahallidir.
Bu da ve kıyamın yapılmış olduğu, ayaklarını koymuş olduğu alandır.
Bu iki yerde necaset bulunmaması durumunda namazı sahiptir.
ellerinin bulunduğu yerde veya dizlerini koymuş olduğu yerde necasetin bulunması
namazın sahi olup olmayacağı tartışmalı olmakla beraber sahi olan kabul edilen görüş
namazı yine sahittir.
Ama tabii ki bu durumlarda ihtiyat kabiliğinden bundan kaçınılması elbette Müslümana yakışan bir harekettir.
Netice olarak konumuza dönecek olursak necaset kişinin bedeninde, elbisesinde
veyahut da kılmış olduğu
alanda ise buranın temizlenmesi
gereklidir. Peki bu temizlik
neyle yapılacaktır? Şimdilik ondan
bahsedeceğiz.
Necasetin giderilmesi
mutlak suyla mümkündür.
Mutlak sunun ne olduğunu biz
geride sular bahsinde incelemiş idik.
Yani
yaratılıştaki vasıflarını
koruyan, muhafaza eden her
bir su mutlak sudur. Yağmur suyu
mutlak sudur. Kuyu suyu mutlak sudur.
Deniz suyu veyahut da
pınar suyu bunlar mutlak
sudur ki bunların tatlarında farklılık
olabilir. Yağmur suyu
saf sudur ki pek tadı tuzu
olmaz ama mutlak sudur. Deniz
suyu tuzlu sudur ama bununla beraber
yaratılışı o şekilde için bu da
mutlak sudur. Veya sodalı
Bu sayfadaki alıntılar, yapay zeka destekli otomatik deşifre sistemimiz tarafından oluşturulmuştur. Orijinal video ve tüm hakları ilgili YouTube kanalına aittir. Sitemiz yalnızca arama kolaylığı sağlamaktadır. Telif hakkı sahipleri, iletisim@minhec.com üzerinden bildirimde bulunarak içeriğin kaldırılmasını talep edebilir.