📺 Kanal: Üstad Kadir Mısıroğlu Resmî Youtube Sayfasıdır !..
Video süresi: 125:06 (Sadece ilk %15'lik özet gösteriliyor)
Sayfa 1 / 5 (Toplam 220 satır gösteriliyor)
Euzubillahimineşşeytanirracim, Bismillahirrahmanirrahim
Pekala
Ve ma tevfik illa billah aleyhi tebekelti ve ileyhi unib
Evvelce de bahsetmiş olduğum gibi bir müddet birikmiş olan suallere cevap vereceğiz
Bu ders de böyle olacak
Fakat sabahleyin Rauf Denktaş'ın vefatını duydum
Onunla ilgili birkaç cümle söyleyeyim
Rauf Denktaş'ta çok eski bir hukukum var
1900 zannediyorum 65 veya 66 senelerinde Tercüman Gazetesi'nde Yunan ordularının Anadolu'da kadınlara, çocuklara karşı gayri muharip unsura karşı işledikleri zulümleri bir tefrika halinde yazmıştım.
Rauf Bey'in alakasını çekmiş, gazeteden benim yazdığımı öğrenince ben onları imzasız yayınlamıştım.
Çünkü bazı muhafazakar gazetelerde bu çok oldu.
Yazı yazmamı istiyorlardı da imzamla yazmamı istemiyorlardı.
Rejim aleyhtarı bir adam gazetenizde yazdırıyorsunuz siz de mi rejim aleyhtarısınız derler.
Müslümanların en büyük zafı zamanımızda korkudur.
Orada da öyle bir şey olmuştu.
Rauf Bey beni aradı buldu.
Dedi ki müsaade eder misin bunları ben İngilizce'ye çevireyim.
Bu Rumlara karşı bak siz dün Anadolu'da böyle yaptınız, bugün de Kıbrıs'ta aynısını yapıyorsunuz diyeyim.
Ben ona dedim ki İngilizce'ye çevirmeni hacet yok.
Bu zulümlere ait çok kitap vardır.
Rapor mahiyetinde yayınlanmış.
Ama bunlardan iki cilt İngilizce var.
Üstelik bu İngilizce olan Yunan zulümlerinin raportörleri.
Yarı Müslüman, yarı Hristiyan'dır.
Yani bizimkiler Kızıl Haç'a müracaat ettiler. Sizin dindaşlarınız Kavanin-i Harbiye'ye aykırı olarak, harp kanun ve kaidelerine aykırı olarak sivil halka karşı akla gelmedik zulümler icra ediyorlar.
Lütfen bir heyet gönderin, birlikte bunları tespit edelim diye bir Kızıl Haç heyetiyle bir Kızılay heyeti birlikte Yunan zulümlerinin vaki olduğu Ege ve Marmara havalisinde dolaşarak raporlar tanzim etmişlerdi.
Bu raporlar da Türk hükümeti iki cilt halinde yayınlamıştır.
Ben sana hazır bunu vereyim dedim. Zulümleri çok buna dahi kitapta çok ama bu Kızıl Haç heyetinin mesela adam Vitek diye de bir adam fotoğraf çekiyor. Fotoğraflıdır bu zulümler.
Yalova'ya geldik diyor. Çirkin bir koku. Burnumuzun direği kırıldı. Nedir bu koku? Sorunca anladık ki Müslümanları camiye doldurup yakmışlar.
İnsan eti kokusu, yan kokusu. Onların resimlerini çekti bu Kızılaç heyetinin mensupları. Bunları verdim kendisine.
Sonra bana dedi ki, ben Yunan heyetinin önüne bunları attım.
Siz böyle vahşi bir milletsiniz.
Vaktiyle Anadolu'da yaptınız, bugün de Kıbrıs'ta aynı şeyi yapıyorsunuz.
Mosmor oldular dedi.
Böyle bir geçmişimiz var kendisiyle.
Sonra ben Cevizoğlu'nun Lozan'la ilgili bir programına çıktığım zamandı.
Onlar Doğu Perinçek'le, ikisi İsviçre'ye gitmişlerdi.
İsviçre'den, Lozan'dan katıldılar.
Orada da beni met etti.
Cevizoğlu da şaşırdı.
O da vardır yani Cevizoğlu'nun programlarında.
Hiç şüphe etmiyorum ki samimi, vatansever bir insandı ve Rum denilen milleti çok iyi tanıyan biriydi.
Bak ondan sonra başa geçen Mehmet Ali böyle değildi.
O zannetti ki ben komünist, Akel Partisi komünist, Güney Kıbrıs'ta Akel iktidarda ben bunlarla anlaşırım.
Anlaşamadı çünkü Rumlar Kıbrıs'ta bir taş bile vermeye taraftar değildirler Türklere.
Nüfus ekseriyetine dayanarak burası kamilen bizimdir diyorlar.
Mecbur oldukları zaman geçici olarak verirler.
Tıpkı Yahudilerin Filistin'de Müslümanlara bir taş vermeye razı olmadıkları gibi.
Bunları zulmün sebebi şudur. Bunları kaçıracaklar, insansız bu topraklara sahip olacaklar.
Yahudi'nin de yaptığı budur, Rum'un da fırsat bildiği zaman yaptığı budur.
Bu sayfadaki alıntılar, yapay zeka destekli otomatik deşifre sistemimiz tarafından oluşturulmuştur. Orijinal video ve tüm hakları ilgili YouTube kanalına aittir. Sitemiz yalnızca arama kolaylığı sağlamaktadır. Telif hakkı sahipleri, iletisim@minhec.com üzerinden bildirimde bulunarak içeriğin kaldırılmasını talep edebilir.