📺 Kanal: Flu TV
Video süresi: 33:59 (Sadece ilk %15'lik özet gösteriliyor)
Sayfa 1 / 2 (Toplam 90 satır gösteriliyor)
Merhaba Hocam. Merhaba. Nasılsınız? Teşekkürler. Bu hafta önemli bir konu var her zamanki gibi. Estetik. Aestetik. Yunanca'dan geldiği için. Estetik. Güzellikle ilişkilendirilir. Aslında bu 19. yüzyıla kadar hakikaten güzellik inceleniyordu. Felsefi açıdan, kültürel açıdan, sanat tarihi açısından. Estetik. Bir insanın bir şeyi güzel veya çirkin olarak tasnif etmesiyle ilintili. Daha doğrusu şu. Bir şey ne zaman güzel olur, ne zaman çirkinleşir.
Tabii ki ben bunu felsefi açıdan ele almak istemiyorum.
Daha ziyade kültürel antropolojik olarak ele almak istiyorum.
Estetik aslında çok çok daha geniş bir konu.
Estetik sadece estetiği ilgilendirmiyor.
Estetik kültürün her alanında karşımıza dikiliyor.
Mesela geçen haftada Ömer hocamızın çok ilham aldığı konuşması vardı o kaos, kosmosla ilgili.
Mesela kaosun kosmosa geçişi kesinlikle karışık kuruşuk unsurların son derece düzenli, harmonik hale getirilmesinden başka bir şey değil.
Demek ki bütün yaratılışlarda, mitolojiden bahsedersek, yaratılışlarda başlangıçta ne vardı?
Hiçbir şey olduğu şekline sahip değildi, adlandırılamaz bir haldeydi.
Yani estetik kavramlarıyla konuşursak son derece harman çormandı.
Babil'de bu büyük karışıklığa tohuva bohu denilir.
Ve neyi tarif eder biliyor musunuz?
İmtahtadan demiri ya da yuvarlak hareleri yani imkansız oksimonik unsurları tarif eder.
Bu çok güzel.
Bizim bilişsel sistemimizin tasnif edemediği unsurlar.
Daha doğrusu bilişsel sistemimizin işlemediği herhangi bir kelimenin olmadığı unsurları biz otomatiğe bağlanmış bir biçimde non-estetik olarak alımlıyoruz, algılıyoruz değil mi?
Çok sevdiğim kelime geliyor orada anestezi vardır ya duyuların kapalı olması anlamına geliyor.
Evet estesis meselesi orada saklı.
Şeyi tanır mısınız ben İsmail Tunalı'dan sanatta yeterlilikte estetik hocasıydı.
Birkaç sene ders almıştım.
Böyle heyecanla Platon anlatırdı bütün derslerde.
Kökeni Antik Yunan'a gidiyor yine galiba.
Tabii ki Antik Yunan'a gidiyor ve tabii ki hocanız, iyi hocanız haklı olarak tabii ki Platon'dan bahseder.
Çünkü Platon kadar estetik konusuna özellikle benim mitik anlamda kastettiğim şekilde onu da kavrayacak şekilde bağlıyor ki.
Çünkü Platon'a göre her bir şeyin ideali var.
O ideal bir ilk örnek kıvamına geliyor.
Yani ne oluyor?
Platon'un idealar diyarında aslında her kavramın bir ISO 9001 belgesini almış unsurlar var.
Ondan uzaklaştıkça güzellik ve ideal olma hüviyetini yitiriyor kavram değil mi?
Dolayısıyla ideal hali soysuzlaşmaması için ne yapmamız lazım?
O örneğe tutunmamız lazım.
Bakınız tutuculuğun ve konservatizmin ve faşist estetiğe kadar götürebiliriz biz bunu.
Ne kadar tutucu ve yeniliğe ne denli kapalı olduğunu görüyoruz değil mi?
Dolayısıyla estetik kuramlaşınca nereye kadar götürüyor bizi?
İdeal bir tanımlamaya kadar götürüyor.
Edebiyat sanat açısından bir şeyin klasik versiyonu dediğimiz zaman her şey o klasik esere göre tartışılıyor, kritiği yapılıyor değil mi?
Güzel. Sanatı edebiyat eleştirisini ilgilendiriyor.
Ama aynı antropolojik mekanizma ne yapıyor biliyor musunuz?
Mesela Hitler Almanyası'nda diyor ki
İdeal Alman 1.80 boyunda sarışın mavi gözlüdür.
Buna uymayan, bakınız şimdi en derin anlamına geliyoruz.
Mitik anlamına.
Tanımsızlıktan kaynaklanan bir biçimde.
Ötekileştirdiğimiz bütün unsurlar doğal olarak ne oluyor biliyor musunuz?
Anti estetik ve bu bağlamda estetiği güzellikle ilintili anlamında kullanıyorum.
Anti estetik.
İtler de 1.80 ve sarışın mavi gözlü değil.
Ama işte hep öyledir.
Mesela sizler Atatürk için ne der?
Bu sayfadaki alıntılar, yapay zeka destekli otomatik deşifre sistemimiz tarafından oluşturulmuştur. Orijinal video ve tüm hakları ilgili YouTube kanalına aittir. Sitemiz yalnızca arama kolaylığı sağlamaktadır. Telif hakkı sahipleri, iletisim@minhec.com üzerinden bildirimde bulunarak içeriğin kaldırılmasını talep edebilir.