📺 Kanal: Mustafa B. Bozkurt [Lex Historiae]
Video süresi: 184:49 (Sadece ilk %15'lik özet gösteriliyor)
Sayfa 6 / 11 (Toplam 545 satır gösteriliyor)
bundan çıkıyor başka. Ama
benim evde öyle bir bardak bulurlar ki
eşsizdir, tekrarlanamazdır.
Belli bir düşünceye ve duyguya göre
şekillenmiştir. Beğeni kazanmaya
adaydır ve en önemlisi insan
elinden çıkmış olacak. O zaman
ve sanat dünyası da bir fikir
birliğine varırsa bunun üstünde
buna bir sanat eseri diyoruz. Bununla ilgili
mesela en spesifik örnek Pazırık halısıdır.
İşte Rus alkiyoloji
Rulemko'nun bir kurganda bulduğu
santimetre karesinde 36 bin düğüm olan
müthiş bir halı.
Şimdi burada diğer halılardan daha mesela eşsiz
olması yani unik olmasıyla
bir ustalığıyla dediğim gibi bir duygu da olabilir
bir düşünce de olabilir ve sanat eseri
her zaman güzel değildir. Biz bunu da çok karıştırıyoruz.
Sanat eşittir estetik.
Hep verdiğim bir örnek var. Ben Ankaralıyım.
Ankara'da bir tane kebapçı var.
Kebapçıda şey yazıyor.
Sanatın, yok kebabın sanata dönüştüğü yer yazıyor.
Şimdi senin kebabın kötü de olabilir, senin kebabın güzel de olabilir eğer sanata benzetiyorsan.
Çünkü artık geldiğimiz noktada hele ki işte 1920'ler sonrası, 30'lar sonrası, Surrealizm ve Dadaizm sürecinden sonra artık hani artist şitler çıktı, pis uvarlar sanat eseri oldu.
Hatta 21. yüzyılın en güçlü sanat eseri seçildi.
O yüzden sanat eşittir, estetik demek yerine biz George Dickey diye bir şey var, sanat tarihi kuramını yazan kişi var. George Dickey'nin tanımı vardır. İşte bilinçli olarak bir insan elinden çıkmaz, sanat dünyasının üzerinde fikir birliğine vardığı, eşsiz, tekrarlanamaz, beğeni kazanmaya aday objeye sanat eseri denir.
Yani biz bir esere bakarken böyle değerlendiriyoruz ve sanat tarihçisi mesela bir eserle karşılaştığı zaman bunu bir periyoda yerleştirir.
İşte bir resimden örnek verelim. Yarın öbür gün bir Picasso imzalı bir resim çıktı. Sanatçının hangi periyoduna denk geliyor?
Pembe mi? Mavi mi? Kübik mi? Başka bir ön çalışma mı? Neye benziyor? Şu ressamı mı benziyor? Bu ressamı mı benziyor?
Neyden ilham aldı? Hangi kompozisyonlara benziyor? Sezan'ın kompozisyonundan mı almış bu sefer?
Goya'dan bu bir şeyler esirlenmiş almış.
Bunları tespit etmek.
Ve sanat tarihçisi genellikle bizim şeyimize dedikodu yazarlığı da denir.
Aslında biz bir noktada sanat yani sanat tarihinin ben şeyini çok seviyorum.
Yani tarihi kitabında okuduğumuz bir kişinin eşyasına dokunabilme şansı vermesi.
Yani daha somut gibi gelir bana her zaman.
O yüzden mesela işte bir sanat eseriyle karşılaştığımız zaman hem bunu bir periyoda yerleştirmek bunu değerlendirmek tabii bu işin teknik kısımları da var arkeoloji kısımları da var sanat tarihinde kazı yapıyor ama en temelde biz aslında olanı yorumluyoruz.
Mesela bana şeyler geliyor, mesajlar geliyor, resim yapanlar.
Ben sürekli resim anlatıyorum ve paylaşıyorum diye.
Hocam ben böyle bir resim yaptım, resmi yorumlar mısın diye.
Şimdi bir resmi en iyi ressamı yorumlar diyorum ben de.
Yani sen onu yorumlayacaksın, sen onunla ilgili bir şeyler yazacaksın.
Ben de ona göre insanlara aktaracağım.
Biz aslında biraz sanatçıyla, izleyici arasında bir köprüyüz.
Yani gidip sanatçının işte envanterlerini, faturalarını, mektuplarını, biyografilerini her şeyi kurcalayıp didik didik edip o bilgileri toplayıp bir süzgeçten geçirip insanları anlatan bir meslek dalı aslında, bir bilim dalı sanat tarihi.
En basit şekilde kısaca anlatayım dedim.
Tabii dediğiniz gibi bu iki saatte de konuştuk.
Bu sayfadaki alıntılar, yapay zeka destekli otomatik deşifre sistemimiz tarafından oluşturulmuştur. Orijinal video ve tüm hakları ilgili YouTube kanalına aittir. Sitemiz yalnızca arama kolaylığı sağlamaktadır. Telif hakkı sahipleri, iletisim@minhec.com üzerinden bildirimde bulunarak içeriğin kaldırılmasını talep edebilir.