📺 Kanal: Üstad Kadir Mısıroğlu Resmî Youtube Sayfasıdır !..
Video süresi: 120:58 (Sadece ilk %15'lik özet gösteriliyor)
Sayfa 4 / 5 (Toplam 201 satır gösteriliyor)
Cehli mürekkep, kendini alim zanneden cahilin cahilliğidir.
Böyle cehli mürekkep sahibi adam çok.
Aksine kendini gizleyen adam da vardır.
Ama söylediği bir cümleden belli olur.
Bazen avamdan, insanlardan ben öyle sözler duydum ki hayret et.
Hiç kimseyi horhakir görmeyin.
Bunu bir parantez açarak size basit bir şekilde bir misalle yaşadığım bir misalle anlatayım sonra sözüme devam edeyim.
Bazı suallere gereğinden fazla cevap veriyorum ama bu benlik meselesi çok mühim bir hastalıktır.
Bunun üzerinde biraz şahsım madem hakkında bir sual var.
Hem kendi görüşümü hem de size ileride hayatta kullanabileceğiniz, istifade edebileceğiniz bir takım düsturları, noktayı nazarları anlatmak isterim.
Almanya'da vatandaşlıktan atılmış olarak yaşarken Frankfurt'taki bir Roma bir akşam vakti bir işçi telefon ediyor.
Adamı tanımıyorum.
30 kilometre mesafede bir evde toplandıklarını,
benden bir sohbet dinlemek istediklerini söylüyor.
Benim de ismi lazım değil, hatırı sayılı bir dostum gelmiş Türkiye'den beni görmeye.
Diyorum ki, arkadaşım benim misafirim var, gelemem.
O da diyor ki, onu da al gel.
Ya ben misafire nasıl diyeyim? Seni de üstelik tanımıyorum.
Bana bir suikast mı yapacaksın? Bir kötülük mü düşünüyorsun?
Bunu bilmiyorum. Hiç tanımadığın bir adamsın.
Israr ısrar ısrar.
Dedim ki senin gibi laf anlamazlardan bıktım usandım dedi.
Adam ne dedi biliyor musun?
Bizim gibi laf anlamazlardan bıktım usandım da.
Şimdi düşünmüyor musun dedi.
Bu Almanya'da biz olmasaydık.
Senin fikirlerine ihtiyacı olan insanlar olarak burada olmasaydık.
Sen kime hakikati anlatıp da ahiret kazanacaksın dedi.
Biz sana sermayeyiz arkadaş dedi.
Şaştım.
Bunu değil mi adam söyleyemez.
Dedim ki, valla senin kültür seviyeni bilmiyorum ama bu söz beni oraya getirecek.
Misafire dedim arkadaş, böyle böyle bir söz işittim.
Bu sözü söyleyen adam için 30 kilometre değil, 3000 kilometre giderim.
Ve gittim.
Misafiri de aldım götürdüm.
Şimdi bunu bir işçi söyleye bak.
Erzurumlu diyor ya, definiye mali karabeler var diye.
Aynen onun gibi.
Kimseyi hor hakir görmeyin.
Şimdi Filibeli zihnine takılan suallerden birini Aynalı Baba'ya sorar.
Aynalı Baba'nın mezarlıkta bir kulübesi vardır.
O kulübede de İsmirto ocağında kahve yapar, içer.
O suali sorunca ona der ki, evladım otur ben sana bir kahve yapayım, karşılıklı bir kahve içelim sonra konuşuruz der.
Kahvesini içerken Radi uyur, bir rüya görür.
Sualinin cevabı bu rüyadır.
Kitap böyle hikayelerden kuruludur. Der ki, uyandığı zaman da bakar ki Aynalı Baba yoktur. Kaybolur.
Kitabın bütün hikayeleri bu tarzda tasrif edilmiştir. Bir gün der ki Aynalı Baba'ya, ben insan olarak hayata ağlayarak başlıyorum.
Doğan bir çocuğun fiili ilk tezahürü ağlamaktır. Çünkü ciğerler yapışmış bir naylon gibidir.
İlk teneffüste acır, açılır kendi yerler.
Bu sayfadaki alıntılar, yapay zeka destekli otomatik deşifre sistemimiz tarafından oluşturulmuştur. Orijinal video ve tüm hakları ilgili YouTube kanalına aittir. Sitemiz yalnızca arama kolaylığı sağlamaktadır. Telif hakkı sahipleri, iletisim@minhec.com üzerinden bildirimde bulunarak içeriğin kaldırılmasını talep edebilir.