📺 Kanal: Altay Cem MERİÇ
Video süresi: 43:44 (Sadece ilk %15'lik özet gösteriliyor)
Sayfa 1 / 3 (Toplam 142 satır gösteriliyor)
Selamun Aleyküm Kardeşler. Bugün Kadız Adeliler olayından bahsedeceğiz. Aslında Kadız Adeliler olayından bir sefer bahsetmeyeceğiz.
Yani Kadız Adeliler dönemi dediğimiz işte 1600'lerin ortasına denk gelen, 1680'lere kadar belki süren bir dönem var Osmanlı tarihinde.
Burada işte özellikle konuyu açıp tartışacağız. Yani Sufi Meşrep alimlerin kendi arasında çeşitleri, işte aslında Kadız Adeler tartışması şöyle bilinir.
Sufilerle Kadılar arasında, fıkıh heyeli arasındaki bir tartışma ki Osmanlı'da sosyolojik sonuçlara da olmuş bir konudur.
Bu tarihi özellikle 17. yüzyılın neredeyse tamamını kuşatan bir dönem ki sonrasında da lale devrinde olması hasebiyle önemli.
Günümüze benzeyen günümüze ışıptabilecek çok fazla yönü olduğunu düşünüyorum.
Burada mevzunun arka planını bu Kadızadeliler Hareketi diye bir metin basılmış.
Bu bir doktora tezi.
Buradan inceleyeceğiz.
Yani buradan ben konunun arka planını, tarihini anlatacağım.
Daha sonra bu döneme ait metinleri ders yapacağız.
Mesela işte Katip Çelebi'nin bunu TİN'den bastık.
Yani biz bu videoyu çekerken henüz basılı değildi ama yayınlandığında muhtemelen basılı olmuş olur.
Mesela bu metni ders yapacağım ben. Katip Çelebi'nin çünkü çok farklı bir fıkıh algısı var. Buradaki fıkıh algısında Kadız Adeler'in itirazlarını ele alıyor, değerlendiriyor, işte Sufilerin delillerini değerlendiriyor vs.
Mesela bir Katip Çelebi formu oturtacağız. Uzun bir ders şeyi var kafamda bununla ilgili. O yüzden şurada arka planı, tarihi arka planı vermek için de bu doktora tezi derli toplu.
Özellikle tarihi bilgi açısından da doktora tezleri Türkiye'de çalışılmış oluyor. Tarihi bilgi almak için iyi kaynaklar oluyor.
Tabi metni değerlendireceğiz. Bu metninde benim nazarımda şeyleri var.
Eleştirilebilir yönleri var, iyi yönleri var. Bunlardan da bahsedeceğiz.
Bu metin üzerinden gitmek daha derli toplu bir anlatıyı sağlayacak bize.
Güzel bir metin zaten. Ortalamanın üstünde iyi bir metin.
Şimdi Kadız Adaleler Hareketi normalde klasikte özellikle ele alınırken, yani popüler kültürde ele alınırken
işte bir Osmanlı Selefiliği veya bir Osmanlı İbn-i Teymiyeciliği gibi ele alınıyor.
Metin de bunu tartışmaya çalışmış. Metnin tartıştığı perspektifi videonun sonunda daha derin açmaya çalışacağım ama
genelde popüler söylemde böyle. Aslında
Kadız Adeliler kendisini işte bir
İbn-i Tehmiyeci olmaya veya Selefi olmaya veya Hanbeli
olmaya nispet ediyor muydu? Hayır bunlar Hanefi
fakihler olduklarını iddia ediyorlardı. Hanefi
fıkıh kitaplarından daha çok istilal ediyorlardı.
İbn-i Tehmiye'ye atıf yaptıkları da oluyordu ama
konu sadece bir İbn-i Tehmiyecilik düzleminde
el alınabilir bir şey değil. Yani aslında burada
bir fıkıh telakkisiyle karşı karşıyayız
ki bu fıkıh telakkisi normalde Osmanlı'nın
rutin ürettiği fıkıh mıdır?
Bu mevzunda konuşulması gerekir. Yani mesela
Osmanlı kuruluş döneminde çok daha
Sufi bir devlet. Yani özellikle
Yavuz Sultan Selim dönemine kadar belki ondan
sonrasında da belli bir dönem. Buradaki
Sufilikten maksadımızın işte ekberilik gibi
bugün çok fazla karşılaşmadığınız
sokakta çok fazla ekberiyi görmüyorsunuz.
Daha dinin bu yönlerini
ele alan, fıkıh üzerinden kavramayan
dini bir ekolle aslında Osmanlı'nın
kuruluş dönemini görüyorsun. Hatta Şeyhülislam
var ki diyor ki işte Muhyiddin İbn Arabi eleştirmek
caiz değildir. Fakat sonrasında
özellikle Yavuz Sultan Selim döneminden sonrasında
Bu sayfadaki alıntılar, yapay zeka destekli otomatik deşifre sistemimiz tarafından oluşturulmuştur. Orijinal video ve tüm hakları ilgili YouTube kanalına aittir. Sitemiz yalnızca arama kolaylığı sağlamaktadır. Telif hakkı sahipleri, iletisim@minhec.com üzerinden bildirimde bulunarak içeriğin kaldırılmasını talep edebilir.