📺 Kanal: Klasik Düşünce Okulu
Video süresi: 80:20 (Sadece ilk %15'lik özet gösteriliyor)
Sayfa 2 / 5 (Toplam 211 satır gösteriliyor)
Ama Kindi bunu böyle söyledi bize.
Ama fikirlerini sürdürdüğü ya da mesela Platon'un fikri, Ariston'un fikrinden de tam emin değil.
Yani modern araştırmalar bunu böyle düşünüyor.
Aristo da, Farah abi de aslında bunu böyle düşünüyor.
Yani Farah abi de mesela bize Ariston'un görüşlerini anlattığında aslında Platon'un veya başka herkesin böyle düşündüğünü düşünüyor.
Her ne kadar biz Farah abi de böyle İbn-i Rüş kadar böyle kesin böyle bir aristocuk görmesek bile,
işte yani hakikat sadece Ariston'un dediğidir gibi yani böyle bir cümle görmesek bile,
neticede hem Farah Cem Risale'de hem akılda hem diğer Risale'lerinde böyle bir üslup var.
Yani bir aristoculuk var.
Ariston'un hakim olduğu bir şey var.
Şimdi dedik ki bu temel metin bu gözüküyor ve buradaki sorun şu, özellikle dini kanatta yani ki sorun şu,
dini kanatta kapsamlı bir nefs teorisi yok.
Nefs teorisi olmayınca aslında bir akıl teorisi de yok.
Yani çünkü akıl teorisi aslında nefs teorisinin bir parçası ya da tersinden de söyleyebiliriz.
Nefs teorisi belki de mesela akıl teorisinin bir parçası.
Şimdi bu gelişmediğinde yani nefs teorisi gelişmediğinde yani şeyde ulumu diniye kanadı içerisinde böyle bir nefs teorisi ortaya çıkmadığı için veya çıkmadığına göre aslında akıl teorisi de oluşmuyor.
Nefs teorisinin neden çıkmadığını söylemiştim birkaç şeyden söyleyeyim onunla ilgili.
Bu aklınıza kalması lazım ki çok önemli bir konudur bu bizim için.
Nefs teorisinin çıkmamasının en önemli nedeni daha doğrusu nefs teorisi yani çıkmamasının nedeni derken tabiri iyi kullanmam lazım.
Yani niçin böyle bir bedenden ayrı bir nefs fikrini kabule yanaşmıyorlar?
Yani bu sorunu anlatmak için söylüyorum.
Çünkü Müslüman, ulumu diniye kanadı en ciddi problem olarak,
yani Tanrı'nın varlığı sorunu zaten bir sorun olarak görülmüyor.
İki tane ciddi problemi var.
Bir nübüvvet meselesi, yani bu aklın doğru tanımlanmasını gerektiriyor onlara göre
ve aklın sınırlarının gösterilmesini gerektiriyor nübüvvet teorisi.
Çünkü aklı biraz daha geniş içerikle kullanmaya başladığınız zaman o zaman nübüvvet zayıflar.
Böyle bir durum ortaya çıkıyor ve bu mesela mutezde ile el üstüne tartışmalarını ortaya çıkartıyor.
Müslüman düşünce geleneği, ulumu dini geleneği içerisinde.
Şimdi Ali Hoca da geldi, Ali Hoca da burada.
Şimdi Müslüman düşünce geleneği farabilerde hepsini kapısalarak konuşalım.
Ulumu dini geleneği diyelim.
Ulumu dini geleneği içerisinde birincisi nübüvvet geleneği.
Nübüvvete karşı aklın sınırlarını gösterilmesi gerekiyor.
Onun için mesela aslında akıl tartışmaları yani sünni gelenek, sünni tradisyon içerisinde akıl üzerindeki tartışmalar neyi bilebiliriz sorunun üzerine kurulu değildir.
Ya aklın sınırları üzerine kuruludur.
Yani bilgimizin sınırları nedir sorunun üzerine kuruludur.
Bu çok önemli bir problemidir.
Bu nübüvvetle ilgili bir meseledir.
Fakat ikinci konuya gelelim.
Yani niçin bir nefs teorisi ortaya çıkmıyor bununla ilgili?
Çünkü eğer biz bedenden bağımsız bir nefs fikrini kabul edersek, yani bunu anlatırsak,
o zaman dini düşüncenin en ciddi korktuğu ikinci büyük sorun ortaya çıkacak.
Nedir o? Tenasul fikri.
Tenasul reenkarnasyon fikri.
Tenasul fikri ve reenkarnasyon fikri bir, bireyselliği reddettiği düşünülüyor.
Daha doğrusu en azından biz tenasul fikri üzerinden bireyselliği anlatamayız diye düşünüyorlar.
Ama bundan daha önemli bir üzere öte dünya yani beka kavramını yani bekanın öte dünyayla ilgili bekayı reddettiğini en azından tezif ettiğini düşünüyorlar.
Şimdi bu bakımdan mesela bunun tabii başka epistemik neticeleri de var.
Mesela hani az önce Ferhat Hüseyin'in söylediğinin bir şeyi vardır.
Bu sayfadaki alıntılar, yapay zeka destekli otomatik deşifre sistemimiz tarafından oluşturulmuştur. Orijinal video ve tüm hakları ilgili YouTube kanalına aittir. Sitemiz yalnızca arama kolaylığı sağlamaktadır. Telif hakkı sahipleri, iletisim@minhec.com üzerinden bildirimde bulunarak içeriğin kaldırılmasını talep edebilir.