📺 Kanal: Altay Cem MERİÇ
Video süresi: 74:58 (Sadece ilk %15'lik özet gösteriliyor)
Sayfa 4 / 5 (Toplam 240 satır gösteriliyor)
yani en azından benim gördüğüm pencere, İslam penceresi doğru bir tabir olmadı.
Burada hocam şöyle bir, ya bu işte mesela bence literatür farkından da kaynaklanıyor.
Mesela ben şunu düşünmekte zorlanıyorum.
Mesela kötülük problemi diye bir şey konuşuyoruz, fakat hangi pencereden?
Yani zaten bu ayrımı aslında bir nebze yaptınız.
Mesela iradi kötülük, işte iradesiz kötülük.
Ya kötülük dediğimiz şey ne?
Mesela şu an, mesela bunun bir zaman tayini var mı?
Mesela anlık kötülük ve sonrasında iyi olacak.
Bu mesela kötü tanımı üzerine düşünmemizi gerektiriyor.
Mesela bu kelamcı nazarıyla bir bakış.
Yani kelamcı der ki mesela söylediğiniz gibi imtihan mantığıyla diyebilir ki ya kardeşim dünyada ufacık bir şey.
Bununla ilgili hadisler falan da vardır.
Ya işte der ki bir adam dünya hayatı boyunca çile çekse, o adamı alsan cennetin içine daldırsan çıkarsan bir kötülük gördün mü desen vallahi hayatım boyunca hiçbir kötülük görmedim der diyor mesela.
Ya burada kötülük tanımının aslında esnemesi ve bir şekilde stabilenmesi gerekiyor birinci mesele.
Doğru.
Bir diğer...
Ya şöyle söyleyebilirim.
Şöyle ben hocam kısa bir girizgah yapayım ki şey olsun.
Bence şey yaparsak hepsi üstüne böyle toplayabiliriz.
Meselenin şöyle bir yönü var hocam.
Ya burada tabii ki Batı literatüründe böyle algılanmasını doğal karşılıyorum.
Çünkü biz mesela ben de Hristiyanları böyle ekol ekol işte sistematiğini de düşünecek kadar bilmiyorum.
Yani şu sistematikte böyle düşünür, bu sistematikte böyle düşünür.
Burada mesela klasik teizm tanımı çok problemli duruyor bence.
Yani klasik teizm içi doldurulduğunda sanki bana şöyle bir im veriyor.
Klasik teizm nedir? Halkın inanışı.
Yani halkın inanışı klasik teizmdir.
Fakat mesela şeye baksan, alimler nezdinde, felsefe yapanlar nezdinde,
kelamcılar veya İslam filozofların nezdinde baksan onlar halkı şey görüyorlar.
Yani çok ağır sözlerle din telakkilerini tenkit ediyorlar.
Burada aslında şöyle bir pozisyon oluşuyor.
Mesela bir ateistle kelamcı aslında aynı kişi kitleyi tenkit etmekte hemfikir.
Ama biz bu kitleyi klasik teizm gibi alıyoruz.
Yani aslında karşının en zayıf adamıyla tartışmalıyız.
Çünkü mesela klasik teizm içerisinde, şimdi söylediğiniz bir problem bence net problem.
Ben bunu Enis Hoca'nın yayında da söyledim.
Ya kötülük problemi bana sorarsanız sıfatlar açısından gerçek bir problem.
Gerçekten sıfatlar açısından.
Tanrı varlığı konusunda ben bir problem olduğu kanaatli değilim.
Yani bir ateizm argümanı olarak,
hani belki bir değeri vardı şimdi orada tüme varımsal da gidiyor sizin ekol.
Belki öyle bir değeri konuşulabilir ama
Tanrı varlığı konusunda üç sıfattan bir tanesi gider.
Aslında argümanın net söylediği şey bu.
Ve bence Plantinga'nın çözümü de üç sıfattan birini götürüyor.
Yani kudreti götürüyor.
Sonuçta başka bir melek ya da cin var.
Ve Allah'ın istemediği bir şeyi yapıyor ya da yapamıyor.
Yapamıyor olsaydı kötülüğü görmezdik. Demek ki yapıyor. O zaman Allah'ın kudreti sınırlanmış oluyor.
Bu sayfadaki alıntılar, yapay zeka destekli otomatik deşifre sistemimiz tarafından oluşturulmuştur. Orijinal video ve tüm hakları ilgili YouTube kanalına aittir. Sitemiz yalnızca arama kolaylığı sağlamaktadır. Telif hakkı sahipleri, iletisim@minhec.com üzerinden bildirimde bulunarak içeriğin kaldırılmasını talep edebilir.